EREĞLİ VE KÖYLERİMİZ

EREĞLİ VE KÖYLERİMİZ

YAZI-YORUM, YAZACAĞIM BİLDİKLERİMİ-BEŞ DÜNKÜ DURUMUMUZ BUYDU BİZİM!!!

EREĞLİ VE KÖYLERİMİZ
2021-01-05 14:20:49
İzlenme : 466

Köylerimiz vardı bizim, ovaya çil yavrusu gibi dağılmış.. Vilayet hortunun uzantıları, kolları idi onlar. Sağ tarafında Adabağı uç noktada yer alırken, solundaki boncuk boncuk dizilenler Kızılcaya kadar uzanmaktaydı..Buralara bekdik yerleşkeleri denirdi.
Karacadağın sırtlarında, Torosların bağrında, Düdenin altında yüzlerce köylerimiz vardı. Dağlılar, Kakçılar, Yörükler diye sıfatlandırılan ÖZ BE ÖZ OĞUZUN BOYU, TÜRKÜN SOYU TÜRKMEN KÖYLERİMİZ vardı bizim.
Ben onlardan birinde, ovada doğmuştum. Dedelerimin işlediği 37 kayıtlı tapulu toprakları, damdan evleri, kuzu demekleri, koyun tolları, ağılları, sütlükleri, kapıda köpekleri, bir çift doru atları, gerili arabaları, demir tek pullukları vardı.
Elle kazılmış kuyulardan helkeler, kovalarla su çekilir, kapılar sulanır, oluklara su dökülür, hamur yoğrulurdu. Su hamdı, belki kurtçuklarda vardı. Koyun kuyularına katran, kuzuların boğazına göktaşı(bakı sülfat) dökülürdü.. Parazitler için. Hamur içine çorak toprak katılır, bulaşıklar kil ile oğalanır, tandırda kıf, diken yakılırdı.. Ne tatlı olurdu ebemin banımlı böreği, keteli çöreği, kömbe ekmeği.
Süt makinası kolu döndükçe inileyen topaçlar krema üretirken, sütlüklere serilen güneşte pişmiş kaburga etler ne kadar lezzetli olurdu.
Kıraç topraklar at pullukları ile sürülür, tarladaki beyaz kurtları toplamak için leylekler iner iner kalkardı.
Tarlalar bire bir, bazen yılına göre bire üç verirdi.
Elle, orakla yada kırım makinası ile biçilen başaklar, harman yerinde dövenle sürülür, toplanır, cec yapılır, rüzgarda savrulurdu.
İmece herkesin çabasıydı.ürünler bire iki en fazla bire üç verirdi.
Harman yerinde çuvallanan tahıl değirmenlik(unluk), tohumluk olarak ayrılır, kalan kısmı satılarak yıllık iaşe için kullanılırdı..
Kıraç toprakların kıraç buğdayları su değirmeninde öğütülür, un yapılırdı.
Düğünler güzün yapılırdı. Harman kalkacak, elde avuçta para kalırsa oğlan everilecek, kız
çıkarılacaktı...
Pazartesi düğün kurulur, perşembe ikindi biterdi. Oğlan evinin damına dikilen bayrak, elma ayna ile süslenir, gelin eve geldiği zaman inerdi..
Çalgısız, çengisiz düğün olmaz, dört gün masalar kurulur, yemekler yenilir, rakılar içilir oyunlar oynanırdı.
Kız evinde defçi olmazsa olmazdı. Kızın çeğizi düğünden önce getirilir, gelin odası döşenirdi.
Gelin at arabası, motor arabası duruma göre ne bulunursa biner, cami etrafında üç kere, mezarlıkta üç kere tur attırır oğlan evine getirilir.. Perşembe ikindi misafirler dağılır, damat sağdıçla yatsı namazından sonra gerdeğe alınır, kızla beraber gelen kız yakını kadın gece evden ayrılırken oğlan tarafına temiz, bakir bir kız getirdik diyerek gururlanırdı...
DR.YUSUF KILINÇ

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Güvenlik Kodunuz 36870

Kullanıcı Adı

 
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRx
Son 24 saatte Covid’e 210 kurban verdik
Son 24 saatte Covid’e 210 kurban verdik
ANKARA EREĞLİLİLER DERNEĞİNİN (ANERDER) BİR İSTEĞİ VAR
ANKARA EREĞLİLİLER DERNEĞİNİN (ANERDER) BİR İSTEĞİ VAR