EREĞLİ NİRE, MALATYA NİRE

EREĞLİ NİRE, MALATYA NİRE

DR.YUSUF KILINÇ YAZDI EREĞLİ DEN ADANAYA BİR BEKDİK KIZI GEÇTİ GÖRDÜN MÜ

EREĞLİ NİRE, MALATYA NİRE
2021-01-10 12:41:31
İzlenme : 477

Adanayı bilirdik, türkülerde duyar, komşularla tanışır, helal Adanalı celal diye latifeli kafiyeli cümlelerle konuşurduk. Ereğli toptancı halinde çok sayıda adanalı komisyoncu, simsar vardı o zamanlar..Hatta sümerbank pamuklu sanayii adanadan pamuk alırdı.. Adana ereğli o kadar yakındı ki birbirine. trenler gider gelirdi.. Şimdide gidip geliyor ya..
Peki Malatya nereden çıktı. Nereyi okumaya gideceğimizi bilmeden girdiğimiz sınav bizi ta malatyaya savurdu. 1972 senesinin güz mevsiminde ereğliden yirmi civarında arkadaş aylık 250 lira bıurslu malatya teknik lisesine okumaya gönderildik devletimiz tarafından..
Eşyalarımızı götürmeden önce öncü kuvvetler olarak ev, okul, şehir tanımak için bir ay önceden gittik.. Evler tutuldu, ereğliye dönüldü.
Gün geldi çattı. Malatyaya gitme vakti gelmişti. İlk defa baba yurdundan, ana ocağından ayrılacaktık. Ereğli güzel memleketti. Serin bir sonbahar mevsiminde buradan ayrılmak belki hoş gelsede nelerin bizi beklediğini bilmiyorduk.
Ereğliden Malatyaya ilk defa gidişimiz kayseri, sivasın gürün ilçesi üzerinden olmuştu. Bu sefer Ereğli Adana sonra Maraş üzerinden Malatyaya gidecektik..
Eşyalar hazırlandı.. Büyükce bir savan altta üstüne kilim serildi.. Yün yatak, yorgan, yastık, battaniye, giyilecek yedek elbiseler, çamaşırlar üst üste yığıldı. Yiyecek fasulye, nohut, bulgur bez torbaların içinde ağızları bağlı. Yeşil sabunlar, plastikten leğen, küçük tüp dolumu boş mu hatırlamıyorum. Bunların hepsi
birlikte sıkıca balya şeklinde sarıldı. Tek kişi taşıyamazdı. Malatyaya giderken bizi yolcu edenlerle Ereğli Say seyahatin 302 otobüslerine yerleştirdik. Rahmetli ebem, anam, babam, diğer arkadaşların ana babası yakınları bizleri yolcu ettiler. Terminal şimdiki belediye binasının olduğu yerdi. Orayada fatih camisinin oradan taşınmıştı. Ereğli Adana 20 tl civarında olsa gerek bilemiyorum.Öyle tahmin ediyorum.
Bir grup arkadaşlar ayrancı malatya tren ücretini 16tl ödediklerini söylediler. Ayrancıdan malatyaya üç arkadaş yaşar, halil, mehmet, belki mesutta trenle gitmişler. Demiryolları üzerinde çok sayıda tünel var. Tren kara tren kömürden buhar üretilen, buharla çalışan tren. Yolcu vagonlarının pencereleri sürgülü yada was ist das tipinde. Eğer pencereler açık ise tünelden geçen trenin dumanı sizi boyar.. Yaşar Malatyaya indiğimde dişlerim bembeyaz gözüküyordu, her yer kapkara diyor gülüyordu hep.
Ereğli Adana tam beş saat sürdü. Demiryoluna paralel giden tek şeritli gidişi gelişi olan bu yolda, gülek boğazı geçilir, çiftehan çıkılır, pozantının üstünden gavur dağları aşılır, tekir yaylasından Tarsus görülürdü. Adana garajı anan baban günü. Daha otobüsten inmeden etrafınız sarılır, nereye gardaş, sivas kayseri elazığ malatya ya, apollo V8 hemen şimdi beş saat diye bağıranlardan kurtulmak için zor anlar yaşanırdı. Hazar, Beydağı, Elazığ şirketlerinden biri ile çıktığımız yolculuk sekiz saat sürmüştü. Apollo V8 sallandıkca içimiz dışımıza çıktı. Sabaha karşı saat 03.30 yada 04.00 gibi malatyaya vardık. Taksiler vardı müşteri bekleyen. Balyaları yükledik.. Badıllı mahallesi, badıllı cami yanında kiraladığımız evin elli metresine yakın sokakta kanalizasyon çalışması başlatmışlar biz Ereğlide iken.
Yapacak bir şey yok şafak sökerken, ben behçet nuri nihat dördümüz malatyadaki evimizdeydik. On sekiz yirmi arkadaş değişik semtlerdeki evlerine gittiler.. Önümüz kış, soba odun kömür alındı. Dersler başladı. Kış kışlığını yapacaktı. Evimiz bir türlü ısınmıyordu. Oradan ayrıldık kerpiç bir eve altı arkadaş izzet hüseyin isa toplandık. Birinci yarıyıl ev bakımından çok çetin geçti. Sularımız belki bir ay dondu.
Mahalle çeşmesinden su taşıdık.
Böyle olmayacaktı. İzzet İnan dedi ki babamın bir tanıdığı var, ereğliye sümerbank fabrikasına gelir gider, adı memet amca onu bulalım. Memet amcanın damadı ile tanıştık ikinci yarı yıl malatya sümebank pansiyonuna yerleştik. Okula en az beş km uzaktı. Olsun sıcaktı, kahvaltı ve akşam yemeği vardı. Öğle yemeğide okuldan olunca rahatladık.
Mehmet ağa o zamanlar altmış yaşlarında ufak tefek bir adamdı. Bir gün bizi damadının evine davet etti. Öğle yemeğinde konuşurken cebinden bir tomar senet evrağı çıkardı. Alacak senetleri.. Meğer ereğli, malatya sümerbanklarında üretilen defolu kumaşların ihalesine girer, tonlarca, top top kumaşları alır, çeşitli vilayetlere satarmış.. SÜMERBANK VE DEFOLU MAL... Yaz stajımı yaptığım sümebankta bunu daha yakinen görmüş, neden defolu üretim olduğunu anlamıştım.
Malatya ŞEHİT KEMAL ÖZALPER teknik lisesi mükemmel binası, tam donanımlı atelyeleri ve kendini ülkesine öğrencilerine adamış öğretmenlerle doluydu. Çok iyi dersler gördük orada. Yıllarca anlattık oradaki aldığımız dersleri öğrencilerimize.
Okulumuzun birde radyo istasyonu vardı o yıllarda, şehir içinden duyulur, öğrenci devamsızlıklarını anons eder, müzik yayını yapardı.
Okulumuza yakın kapalı spor salonunda Feri CANSEL konser proğramı olduğunu öğrendik. Konserine gittik kendisi galiba kıbrıslı idi. Güzel günlerdi, aldığımız bursa birde memleketten gelen para karışınca bolca yetiyordu bize...
1972 mi yoksa 73 mi bilmiyorum ereğlispor futbol takımı malatya ya zannedersem 3.liğ maçına geldi. Maça gittik 1. 0 lık yenilgi bizi üzmüştü. O yıllarda Ereğliye Diyarbakır spor maç yapmaya geldi, yenildi bizim takıma.. Diyarbakır seyircisi tribünleri, futbolcular soyunma odalarını kırdı geçirdi. Serkis diyarbakır sporda oyuncu, sonraları çok parladı... Zannedersem polis gücü Konya'dan gelmişti.. Ereğli dününde güzel şehir, büyük işler yapan şehirdi.
Bir bahar günü yaya olarak okula gidiyorum, karşımdan güzel giyimli şapkalı bizim oraların adamına benzer iki kişi geliyordu. Tam yanlarında durdum. Selamlaştık, kimsin ne arıyorsun dediler ve yürüdüler... Birisi
Yukarı Göndelen
den Musa Akpınar, diğeri Çiller köyünden Abdullah Çınar.. Üzüldüm. Halimi vaktimi, paramı pulumu sormadılar.. Malatyaya pulluk almaya gelmişler miş...
Yaz tatili bitmek üzereydi. Ecevit hükümeti milli eğitim bakanı Mustafa Üstündağ 'ın ereğli de gülbahçe gazinosunda bir konuşma yaptığını duydum. Kendisine bir mektup yazdım. Beş arkadaşın isimlerini ekledim. Mektubu cebine koydu. Malatyadan konyaya nakil olmak istiyorduk. 1974 senesinin Aralık, Ocak aylarında peyderpeyh konyaya nakil olduk. Malatyada bir buçuk yılımız geçti.
Telefon yoktu. Mektup iki ayda gider gelirdi.Mektuplarda koyun, kuzu, emmi, dayı hatta evin köpeği sorulur, oradan dönen mektuplara el çizilir, içinede beş lira konurdu.. En çok mektup Ayhan
Sevencan
arkadaşımıza gelirdi. Babası yoktu, annesine çok düşkündü..Malatyada o zamanlarda benim bildiğim umumi hamam yoktu. Hamam diye yapılmış halka açık bir yer vardı. Giderdik
bölmeli odalarda hem yıkanır, hem de çamaşırımızı yıkardık. Süre 25 yada 30 dakika idi.Fazla kalamazdın.. Tak tak çıkın dışarıya...
Ekmek 100 kuruş, ezo gelin çorbası 125 kuruştu. Hamam 7.5 lira.. Bursumuz ayda 250 tl idi...
Arkadaşlarım
Behcet Polat
bize göre daha olgundu, yaşca büyüktü. Nihat sakin, hüseyin sessiz, faruk düzenli, nuri itinalı, orhan bir garip, ayhan anasına hasret, ismail sert tahammülü yoktu, izzet yusuf yaşar hareketli idiler. Saim, muhammet, mesut kendi hallerinde takılırlardı..
Ben nakil evraklarımı aldım. 74 senesinin aralık ayı sonu gibi. Elimde valiz, sırtımda kitaplarımı taşıdığım bir tahta sandık vardı. Malatyadan Adanaya geldiğimde vakit ikindi olmuştu. Ereğli Adana otobüs yolu kardan kapandığından trenle gitmek istedim. Tren ulukışlaya geldi. Yola devam edemedi. Tren yoluda kapanmıştı kardan. İstasyon karşısında sobalı eski soğuk bir otelde konyaya giden hacı amca ile otelde korkarak kaldık. Sabah tren geç hareket etti, Ereğliye geldiğimde öğleyi geçiyordu.
Sırtımdaki yük, elimde valiz ıskarpin ayakkabı, yazlık pardesü ile eve gelmiştim. Karnım şişti, anam rahmetli halime acıdı, soba yanıyor, bir bardak konyak, sıcak çorba, yün yatakta sabah kendime gelmiştim...
Şimdi ile mukayese etmek size düşer. Ulaşım, mesafe, telefon, yurt yada barınma. 57 doğumlu bir genç 1972 senesinde on beş yaşlarında gurbette ta uzaklarda malatyada.. Düşünün o günleri.. Ta 600 km ötelerde...
Baki selamlar.. Elbette yorumlarınız olacak..
Bu yazıda, uzaklarda okumak var hasret var. Siyasetci var... Sümerbanklar var.. Eğitimin kalitesi var...

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Güvenlik Kodunuz 43072

Kullanıcı Adı

 
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRx
Son 24 saatte Covid’e 210 kurban verdik
Son 24 saatte Covid’e 210 kurban verdik
ANKARA EREĞLİLİLER DERNEĞİNİN (ANERDER) BİR İSTEĞİ VAR
ANKARA EREĞLİLİLER DERNEĞİNİN (ANERDER) BİR İSTEĞİ VAR