AH O ESKİ TRAKTÖRLER

AH O ESKİ TRAKTÖRLER

YAZI-YORUM, YAZACAĞIM BİLDİKLERİMİ-DOKUZ

AH O ESKİ TRAKTÖRLER

Dr. Yusuf KILINÇ

2021-03-01 11:04:20
İzlenme : 547

Eski traktörleri bilir misiniz siz, onların üstlerinde kabinleri yoktu. Onların içlerinde müzik çalarları yoktu. Onların oturakları deri döşemeli değil metal dendi, üşümemek için minderler atılırdı oturak üstlerine . Onların bazen aküleri de yoktu, onların marş motorları da çalışmazdı bazen.Ya rampadan aşağıya bırakılır , yada onlar yan taraftaki kasnaklarına sarılan halatlarla çekilerek döndürülmek suretiyle çalıştırılırdı. Bazende hazırda çalışan traktörün biri, diğerini halat ile çeker çalıştırırdı. Onların lambaları da sağlıklı yanmazdı, stop lambası, geri vites lambası, sinyal lambaları araki bulasın. Patlayan ampülleri varsa, yedekte değiştirmek kolaydı. Radyötörü su kaçırır, içine kırmızı biber atarsan, belki petekleri tıkar su kaçırmaz derlerdi, denerdik bazen işe yarardı. Marş motoru çalışmaz, konjonktör akım üretmez, akünün suyu kalmazdı bazen. Aküye kaynatılmış saf su konur, kutup başları gres yağı ile yağlanırdı. Ön rotlardaki lastik takozlar aşınır, rot boşlukları yarım turu geçerdi. Hidrolik direksiyonları, yaylanan oturakları, çok vitesli şanzumanlarıda yoktu. Balataları yeni ise tak diye fren tutardı, yok balatalar eskimişse garc, gurc sesler çıkarır,
On metre ötede ancak durabilirdi. Navigasyonlu dümenleride yoktu. Antifriz bilinmez soğuk kış günlerinde hergün, motorun gövdesinden ve radyotörden su boşaltılır ki motor donmasın.
Sabahları tulumbadan çekilen sular motora tekrar ısındığında konurdu. Motor çabuk ısınsın diye önüne kağıt yada bez örtülürdü.
Hiç unutmam Seyfettin Aypek ağanın lakabına Fakı derlerdi, motor gövdesindeki suyu boşaltmadığı için motor bloku çatlamıştı. Sabahları zor çalışan traktörleri halat ile çek babam çek köyü turlarlardı. Hava soğuk, motor soğuk, mazot soğuk, ısıtıcı yok.. Çalıştırmak için yarım saat uğraşılırdı. O zamanlarda durum böyleydi. Bu traktörler açık kırmızı ingiliz malı Nuffield, koyu kırmızı Amerikan malı Massey Harrıs, İtalyan malı sarı koca Türk, koyu mavi major fordson idiler. Lanz traktör, John Deere bir başka alemdi sayılarıda azdı. Sonraları Massey Ferguson, Fort serileri daha düzenli, kabinli imal edilmeye başlandı..
Traktör kullananların ehliyetleri varmıydı. Ben böyle bir ehliyet alma sınavına rastladım. Eski buğday pazarına tahminim 72 yılı gibi konyadan bir heyet geldi. Bende oradaydım. Amcalarımda ehliyet sınavına girdiler. Bahsettim sinyal lambası yoktu traktörlerin. Sağa dönerken sağ kolu uzunca sağa uzatacaksın, sola dönerken sol kolu sola uzatacaksın... Ehliyetler Ankaradan Emniyet Genel Müdürlüğü soğuk mühürlü olarak gelir, siyah kaplı, fotoğraflı, bayağı forslu idi. Ehliyeti olmayanlar köyden şehire traktör götüremezdi. Traktör römorklarının şasi ve gövdesini Adem Demircioğlu, Ağaç aksamını Mehmet Bülbül, Boyama ve süsleme işlerini Yılmaz ustalar yapardı ki zamanının en kralları idiler.
Traktörlerin radyatörlerini İlhami Araç, Elektrik işlerini Salih Avcı usta, Motor rektifiye işlerini Çayan Mustafa ve Hüseyin Erden kardeşler, ön düzen, pulluk tamiri işini Şıh köylü Çalışkanlar yaparlardı.Salim Uz da vardı. Zengenli Cemil Yurttaş araba kasalarını döşerdi tahtadan... Günlerden bir gün, köyümüzün beş yada altı kilometre dışında amcam çift sürüyordu. Ebem azık götürmemi söyledi. İlkokul üçte idim. Ben nasıl giderim, yılan olur, köpek önüme çıkar, vb
bahaneler üretmeden yayan yalpırdak tarlaya yarı korku, yarı cesaret vardım. Amcam zannedersem ekmeklerin başına çömeldi, ben traktöre bindim, herhalde 1.vitesle sürüyor dedim, 1.vitese taktım, depriyajı kaldırdım, motor stop etti. Bak başıma gelene, marş basmaz, akü yok. Amcam kızdı, git köyden adam getir halatı çekelim çalıştıralım derken ben suçlu suçlu kös kös köye yöneldim. Baktım bir harlama sesi, arkama döndüm, halatı kasnağa sarmış, ön tekerlekten destek almış, zaten sıcak olan motoru çalıştırmıştı. Güçlü kuvvetli idi amcam, vitesi 3 e taktı, gaz kolunu çekti devam dedi, sevindim. Sonra onu saatlerce dinlendirmiştim. Pulluk çekili, dönerli diskli idi, dolaşa döne tarla sürülür, iş bitince gerdirilen ipler döner sacı yukarı seviyeye taşır, düz yola çıkılırdı. Böylece ilk traktöre çıkışımla çift sürmeye başlamış oldum.. Sonra korkmadan köye döndüm.. Ne cesaret beni oraya gönderende de bende de.. Babam anam ereğlide idi, hiç bir şeyden haberleri yoktu. Bir köyde üç beş traktör vardı. Köyün tarlalarını devirme, ikileme, ekin ekme, sap çekme, saman işlerinin tamamını o traktörler yapardı. Gece gündüz çift sürülürdü. Üç ay eve nöbetleşe gelen sürücüler, mazotlu, yağlı tozlu yataklarda yatarlardı. Römorkların üstünde mazot fıçıları, gres yağı tenekeleri, motor yağı tenekeleri, hava pompası, gres yağı pompası bulunurdu tedarik için. Ağaları, büyükleri üç beş güne bir gelir, su erzak getirirlerdi. Böyle ortamlarda bulundum, tarlalarda geceledim, yardımcı oldum. Anam babam sormazdı bizim oğlan nerede diye..
Bilmem ki niye... YA ŞİMDİKİ TRAKTÖRLER TAKSİ GİBİLER Zaman hızla ilerlemiş, devir değişmiş teknoloji gelişmiş, çiftcinin eli para görmeye başlamıştı.. Massey ferguson pancar tiplerini, ford 2000 lik, 5000 lik serilerini geliştirerek üretmiş, çiftci bunları beğenir olmuştu. Takviye vitesleri, hız kutusundaki dişli sayıları, en önemliside hidrolik sistemleri geliştirilmiş olarak piyasaya sürüldü. Artık çekili pulluk yerine kamalı pulluk,
, tızgaralar yerine vanveyler hidrolik kaldırma kollarına bağlanıyordu.
Sonraları bütün traktör çeşitleri ve tipleri kabinli, deri koltuklu, arkadan kuyruk milli üretilmeye başlandı..
Günümüzde traktörler taksiden gönüllü maşallah. Pahalı da. Ama alıcısı çok, bazen beğenenide olmuyor. Seç seç al oldu şimdi herşey.
Muazzam ergonomik tasarımları, renk seçenekleri, değişik güçte üretilmeleri, dört teker çekişli olmaları, güçlü hidrolik sistemleri, çok sayıda vites ayarları her çiftcinin hayali oldu.
Dönüş sinyalleri, tepe sinyalleri, parlak halojenli lambaları, geri vites lambası ile dışardan basamakları, hidrolik kapıları, dış kapı aynaları tam bir modern gönüller sultanını andırıyor.
İçine döşemeler, havalı deri koltuklar, dikiz aynaları, müzik çalar, klimalı havalandırma ısıtma sistemleri, kumanda kolları otomatik hidrolik direksiyonları, gösterge panelleri, belkide çoğunda navigasyon sistemleri ile bir uçak kokpiti kadar rahat, güven, konfor sağlıyorlar.. Neylersin dünden ölenler bugün uyansa, belkide heyecandan yeniden ölecekmiş gibi olurlar... Bu güzelim değişiklikleri gördüklerinde...Hey gidi günler hey... Baki selamlar... Bir beyin fırtınası essin sizlerde de istedim. Gelin birlikte yorumlayalım dillerde ve gönüllerde.. Hoşca Kalın...

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Güvenlik Kodunuz 61227

Kullanıcı Adı

  • Mustafa
    4 Mart 2021 Perşembe

    Hocam çok güzel bir yazı eskilere götürdün bizi. nereden nereye bizler bir emanetciyiz .şimdi ise başımız derde ne yapacağız


[1]

Tüm yorumları okumak için tıklayın

 
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRx
Ramazan Bayramı’nda bakkal ve marketler açık mı? Online sipariş saatle
Ramazan Bayramı’nda bakkal ve marketler açık mı? Online sipariş saatle
AB, AstraZeneca’ya ikinci kez dava açtı
AB, AstraZeneca’ya ikinci kez dava açtı